Üretimde Dijital Dönüşüm

Üretimde Dijital Dönüşüm

Dijital Dönüşümün İtici Güçleri

Üretimde dijital dönüşüm kavramına ait temel etkileri ve faydaları literatürde en güçlüden en zayıfa olacak şekilde; değer yaratma, operasyonel verimlilik, müşteri ilişkileri ve katılımı, yeni iş modelleri ve rekabet avantajı olarak sıralanmaktadır.

İmalat sektöründe hizmet veren şirketlerin mevcut teknolojilerinin ve süreçlerinin dijitalleşmesiyle ilgili hazırlıklarını, güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirmelerine yardımcı olabilecek bir olgunluk modeli oluşturulmuştur. Kuruluşların başarılı bir dijitalleşme sürecine yönlendirilmesi amacıyla kullanılabilecek eylemlerin tanımlanması için ise yedi başarı faktörü belirlenmiştir. Bunlar;

  • Dijital tetikleyicilerin belirlenmesi,
  • Dijital kültürün geliştirilmesi,
  • Dijital vizyonun geliştirilmesi,
  • Dijital itici güçlerin belirlenmesi,
  • Dijital organizasyon yapısının kurulması,
  • Dönüştürülmüş alanların belirlenmesi,
  • Dönüşümün etkilerinin belirlenmesidir.

Bu kapsamda ise önde gelen şirketlerin dijital dönüşüme geçişi yönetmek için benimsedikleri üç ana yaklaşım aşağıdaki gibidir;

1

Deneyerek yenilik yapmak

2

Ardışık artan değişiklikler yoluyla radikal dönüşümü gerçekleştirmek

3

Gelişen bir portföy aracılığıyla dinamik sürdürülebilir avantajlar ve geçici avantajları oluşturmak

Ancak bunlar başarıyla katkıda bulunan faktörler olsa da, ilk etapta dijital dönüşümü gerçekleştirmenin önündeki bilişsel engelleri onarılabilmesini ve uyarlanabilir çalışmasını basitleştiren bir yaklaşımı da meydana getirmektedir. COVID-19 salgını, neredeyse tüm endüstriler için radikal bir dönüşüm sürecine baskı yaratan bir talep oldu. Pandemiyi çevreleyen koşullar, kuruluşların teknolojiyle bütünleşme ve işbirliği yapma ihtiyacını hızlandırdı. Ancak salgının öncesinde ve salgın sürecinde mevcut olan, aynı zamanda da devam eden, dijital dönüşümü zorlu bir mücadele haline getiren engeller de göz ardı edilmemelidir.

Üretimde Dijital Dönüşüm ve Önündeki Engeller

Fiziksel dünyada daha fazla temeli olan endüstriler için dijital dönüşüme ilişkin önemli gözlemler bulunmaktadır. Değerlendirmeler, bu endüstrilerde fiziksel ve dijital katmanların saf bir fiziksel dünyadan kaynaklanan iş modelleriyle iç içe geçmesinden kaynaklanan gerilimlerle başa çıkmak için kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğu sonucunu vurgulamaktadır. Bu nedenle, özellikle böyle bir dönüşümün kuruluşun özelliklerini önemli ölçüde değiştirmesi gerektiği için başarılı dijital dönüşümün önünde birçok önemli engel vardır.

Peki en önemli veya yaygın engeller nelerdir? Dijital dönüşümün önündeki engellere ilişkin çeşitli sınıflandırma ve listeler önerilmiş ve birçoğu konuyla ilgili kapsamlı literatür incelemelerinden türetilmiştir. Engeller genellikle önem sırasına göre veya üstesinden gelmede en büyük zorluk derecesine göre kategorize edilmektedir. Literatürde bildirilen engellerin çoğu ağırlıklı olarak teknoloji ile ilgilidir. Buna bağlı olarak da veri yetersizliği ve güvenilmezliği, kriterlerin ve referans mimarinin olmaması, entegre sistemlerdeki karmaşıklık, düşük olgunluk seviyeleri, siber güvenlik tehditleri ve uygun olmayan altyapıyı içeren bir çok engelden oluşan bir liste belirlenmiştir.

Etkili bir strateji ve teknoloji kesintisinin yani yeni teknolojinin eski teknolojinin yerini aldığı fikrinin eksikliğinin dijital dönüşüm için en yüksek dereceli zorluklardan olduğu da belirtilmektedir. Bu sebeple, bir çok örgütsel lider teknoloji ile ilgilenirken, hangi teknolojinin nasıl ve ne zaman uygulanacağına ilişkin izlenmesi gereken stratejinin doğru yapılandırılmaması, başarılı dönüşümün önündeki bir başka büyük engeldir. Aynı zamanda bu engellere, üretim sektöründe gerçekleştirilecek olan dijital dönüşümün gelecekteki zorlukları olarak kalmaya devam edeceği perspektifi de dahil edilmelidir. 5 ana kategorinin özeti ise şu şekildedir;

  • Kavramsal engeller: Referans mimarilerinin, karar mekanizmalarının daha geniş bir şekilde anlaşılmasına ve yorumlanmasına ve makine öğrenimine dayalı anormalliklerin tahminine ve tespitine dayalı geliştirilmiş sistem tasarımı.
  • Toplumsal engeller: Siber-fiziksel sistemlerde insan entegrasyonu, otonom ve yapay zeka sistemlerinin özerkliği, yasal ve etik yönleri.
  • Çevresel engeller: Dinamik ortamlara uyum, enerji tasarrufu, atık azaltma ve risk yönetimi.
  • Teknik engeller: Yüksek performanslı bulut bilişim, gerçek zamanlı optimizasyon, siber güvenlik, büyük veri yönetimi ve birlikte çalışılabilirlik, dijital ikizler.
  • Teknolojik engeller: Veri entegrasyonu, iletişim ve kontrol teknolojileri, kaynak ve ürün sanallaştırma, bulut hesaplama, yazılım tanımlı ağlar.

Bunların yanı sıra çeşitli imalat endüstrileri özelinde yapılan bir araştırmada belirlenen en önemli engellerden birisi ise beceri eksikliğidir. Bireysel engeller olarak adlandırılan yani iş kaybı korkusu gibi olan engeller ise üçüncü sırada yer almaktadır. Şirketlerin %50’den fazlası dijital dönüşümü başarılı şekilde uygulamak için gerekli dijital yetkinliklere sahip değiller. Ancak artan işe alma çabalarına rağmen, birçok firma dijital yeteneklere olan talebin arzdan daha ağır bastığını da keşfetmektedir.

Son zamanlarda yapılan çalışmalar, karmaşık bir uyarlanabilir sistem yaklaşımıyla daha tutarlılıkların olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler özelinde belirlenmiş üç ana kategorinin hiçbiri teknolojiyi doğrudan vurgulamamaktadır. Bunlar; mevzuat ve standartlar, yönetim ve işgücüdür. Bunlarla birlikte dijital dönüşümün önündeki en önemli engellerin yönetimsel ve kültürel olduğu görülmektedir. Bu da dijital dönüşümü karmaşık bir adaptif sistemin gelişimsel büyümesinin bir parçası olarak görülmesi açısından önemlidir. Dönüşüm, gerçek teknoloji yani yapay zeka, veri sensörleri, otomasyon vb. ile ilgili değil daha çok işe değişen değişiklikler yoluyla kuruluşun özelliklerine yönelik gerçekleştirilen önemli değişikliklerdir. Strateji, iş modeli, iş süreçleri, organizasyonel yapılar ve organizasyon kültürünün de dahil olduğu unsurlardır.

Tüm bunların yanında, organizasyonlar tarafından algılanan üretimde dijital dönüşüm önündeki en büyük engeller finansal, lojistik ve teknik bileşenler çerçevesindedir. Bu da dönüşüm sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır. Bu engeller gerçek engellerdir ve farklı seviyelerde yönetilmeleri gerekir. Hangi engellerin ilk ele alınacağı konusunda ise hala tam bir netlik bulunmamakla birlikte, örgütsel değişim alanındaki araştırmalarla da ciddi bir çelişki vardır. Bu sebeple, başlangıçta yaygın zihniyetleri tanımlayabilen ve ele alabilen kuruluşlar, örgütsel değişim çabalarında bu aşamayı gözden kaçıran kuruluşlardan çok daha fazla başarılı olmaktadır.

Dijital teknoloji ve dijital dönüşüm konusuna değindiğimiz bir önceki yazımıza linkten ulaşabilirsiniz.

Hangi konuda destek olmamızı isterseniz?

Acıbadem Mh. Çeçen Sk. Akasya Kule A3 Blk. No:25-A-28/31 Smartoffice Üsküdar / İstanbul